24 Eylül 2013 Salı

LİMONLU MUHALLEBİ


AMERİKA YOLCULUĞU, TATLI BİR BAŞLANGIÇ VE
KOCAMAN BİR MERHABA :)))


JÖLELİ MUHALLEBİ, MEYVELİ TATLILAR, SÜTLÜ TATLILAR
                         

Siz bu satırları okurken ben çok uzaklarda olacağım diye başlar ya standart mektuplar, acaba uzun süre ara verdiğim bloğuma da bu cümlelerle mi başlasam diye düşünürken klavyenin tuşlarına basmışım bile :) Herkese içten,sıcacık, kocaman bir merhaba. Evet uzaklardayım hem de çok uzaklarda :( Evimi, canım ailemi, işimi;  sevdiğim adamın eğitimi için bırakıp geldiğim  Amerika'da yazıyorum bu satırları.




Amerika 'ya geleli 24 koca gün oldu. Uzun bir yolculuğun ardından malumunuz jet-lag da olduk. Gece gündüz kavramı azıcık karıştı ilk zamanlar :)) Burada çok tatlı bir ailenin yanındayız, Veli Abi ve Ümit Abla . Tam hayalimdeki gibi kocaman bir aile bu çift.  Üç çocuklu, birbirini çok seven, birbirini tamamlayan, çok güzel aydın gençler yetiştiren örnek bir aile...

Bize ev bulma, araba alma, çevreyi tanıtma konularında o kadar yardımcı oldular ki anlatamam. Çok şanslı olduğumuzu bir kez daha anladım. Ümit Abla ve Veli Abi gibi yol gösterici bir çifte sahip olduğumuz için ne kadar şükretsek az. Sanırım ailelerimize olan hasreti  onlarla gidereceğiz.

Anlatacak o kadar çok şey var ki;) Yazsam başınızı şişirir miyim diye düşünüyorum ama bir taraftan da paylaşmak istiyorum. Öncelikle canım annemi, babamı ve kardeşimi, ecemim, enesim' i bırakmak çok ağır geldi ne yalan söyleyeyim. Bu satırları yazarken bile gözlerimden sicim sicim yaş akıtıyorum. Daha sonra ikinci ailem canlarım kayınvalidem ve kayınpederim , ablalarım, ve ikinci kız kardeşim dediğim Rumeysamla vedalaşırken aynı zorlukları , kalbimin acısını çok derinde hissettim. Bu arada şuan ağlamaktan yazamıyorum iyi mi? Çok seviyorum hepsini. Rabbim kimseyi ailelerinden ayırmasın.

Kaldığımız şehre ulaşmak için tam üç aktarma yaptık. İlk ikisi THY' na aitti. Ne kadar övsem az. İnternet bağlantımız, lokum ikramları, kuru kayısılar, şık sunumlu yemekler, güler yüzlü hostesler... Amaa amaaa üçüncü uçağa binmek resmen ölümdü. Neden mi ?Üçüncü aktarmada acil iniş yaparak büyük ve korkutucu bir macera atlattık çünkü. Sanırım ömrümün sonuna kadar unutmayacağım o anı. Hostesin soğuk kanlı görünme çabalarını, koltuğumuza zamk gibi yapışmamızı,  bildiğim bütün duaları okumamı, yeni bir uçak gelene kadar beklediğimiz hava alanını, karnımızı doyurmak için verdikler kola ve fıstıklı çikolataları... Şuan yaptıklarımı ve yaşadıklarımı kahkahalarla anlatıyorum anneme ama inanın az daha kalpten gidiyordum.

Buraya geleli 24 gün oldu bile. Bir çok şeyi öğrenmeye başladım. Şükür evimizi ayarladık. Yavaş yavaş eşyalarımızı beğeniyoruz, yani alış verişe de başladım :))

Buraya geldiğim de en çok dil bilmememe üzüldüm. Gerçekten şartmış, onu anladım. Neyse ki bu hafta kursa başladım da çat pat bir şeyler öğrendim. Kursta durumumuz vahim. Hiç Türkçe bilen yok sınıfta. En yakın arkadaşım Koreli :) E aklınıza nasıl anlaştığımız gelebilir, tabi ki el kol hareketleriyle. Gülmekten ölürsünüz halimizi görseniz. Tabi bir tek biz değiliz böyle anlaşan sınıfta on dört kişiyiz. on dördümüz de İngilizce dışında konuşuyoruz. Durum içler acısı yani. Allahtan hafta sonuna doğru bir kaç kelime öğrendik de, kelimeyi söylüyoruz gerisini anlamaya çalışıyoruz. Böyle böyle öğreneceğim işte.

Şimdi gelelim en büyük probleme. Mutfak!!!!

Mutfak burada bana tamamen yabancı olduğum bir şeymiş gibi geldi :( Aradığım hiç bir şeyi bulamadım. Markete girince tanıdık tek bir ürün dahi olmayınca o kadar üzüldüm ki anlatamam. Ümit Abla olaya el koydu ve önce market keşfine çıkarttı beni. Burada aslında her şey var sadece farklı kullanılıyor. Krem şanti aradım örneğin. Bin çeşidi var. Fakat Türkiye'deki gibi toz hali yok. Çırpılmış ve konserve gibi kutulara konulmuş şekilde satıldığı için bulamamışım. Sonra kabartma tozuydu, mayaydı bunlar burada büyük paketlerde satılıyor bizim ki gibi tek kullanımlık değil. Sen eve gelince kendin gramajını ayarlıyorsun.  Ümit Abla öğretince artık neyi nereden bulabileceğimi biliyorum. Ama yine de Türk damak tadına uygun çoğu şeyi bulamıyorsunuz maalesef :( İlk geldiğim günlerde ki gibi garip gelmiyor bana Amerika. Artık alış verişimi de yapabiliyorum, yürüyüşe de çıkabiliyorum.

 En kısa sürede Arap bakkallara uğrayacağız mesela Ümit Ablayla. Buradaki marketlerde bulamadığım bir çok şeyi oradan bulabilirmişim. Türk bakkallar da var burada gittik çay falan almaya ama epey uzak olunca ancak toptan alış veriş için gidebileceğiz :(

Tamam tamam lafı çok uzattım biliyorum. Ramazan da malumunuz mutfaktan hiç çıkmamıştım. Fakat Amerika'ya geleceğimiz için evi toparlamak, çanta hazırlamak, alış veriş derken bloğa bu tarifleri yazamamıştım ama hepsinin fotoğrafını çekmiştim. Burada hem daha önce yaptığım tarifleri hem de Amerika 'da öğrendiğim tarifleri koyacağım. Gül Kokulu Mutfaklara ağırlık vermenin zamanı geldi :))

Tatlıyla Amerika dan açılışı yapalım istiyorum. Eskiden yazları sadece dondurma yerdik. Tatlı yapmazdım. Yeterdi bize dondurma. Artık dondurmayı tatlıdan saymaz oldummmm :(( illa mutfağa gireceğim malzemeleri birbirleriyle harmanlayıp ortaya tatlı çıkaracağım. Bir de "10" üzerinden puanlama yapacağım, yapacaklar, yapacağız :)) offff offf bu puanlama işi tatlımı  YA DA YAPTIĞIM NE İSE yiyenleri zora sokuyor. Çünkü tam puan alamadıysam nereden kırdın, neyi beğenmedin, sence neyi eksik, nasıl olmasını isterdin gibi soru yağmurlarına tutuluyorlar. Beğenilmeyen tarif tutturulana kadar devam. Tarifle inatlaşma huyu çok vahim bir şey. Nasıl mı???  Gir mutfağa yap yemeği tatlıyı, olmadı mı bir kaç gün sonra bir daha, yine mi olmadı biraz değişiklikle bir daha... derken en sonunda tarifler pes ediyor ve tam puan alıp defterime not düşülüyor.

Bu tatlı da emin olun bir çok kez yapıldı, denendi, bozuldu, beğenilmedi... falan filan derken artık bomba bir şekilde oluyor. Dediğim gibi çok fazla türünü denedim tam puanı limonlu olanı aldı. Diğer meyve aromalılar çilek, muz, kivi ... çok şekerli geliyor bize.Limon serinlik veriyor resmen.  Ben bu yazıyı yazarken söylemesi ayıptır mideye iki dilim gönderdim bile. Meyveli ve sütlü tatlıların bileşimidir ve nacizane tarafımca yapmanız tavsiye edilir :))

Daha sık görüşeceğimizi umut ediyor ve hepinize sevgilerimi gönderiyorum :))

İsterseniz limon sosunu evde kendiniz de yapabilirsiniz. Ancak ben pratik olması sebebiyle jöle tercih ediyorum.



        LİMON JÖLELİ MUHALLEBİ  :))



JÖLELİ MUHALLEBİ, MEYVELİ TATLILAR



MALZEMELER:

- 125 gram margarin
- 1 su bardağı un
- 1 su bardğı toz şeker
- 1 litre süt
- 1 paket limonlu jöle
- Vişne taneleri



LİMONLU MUHALLEBİ, JÖLELİ MUHALLEBİ, MEYVELİ TATLILAR



YAPILIŞI:

1- Margarini tencereye alın. Margarin erirken unu ilave edin.
2- Unun kokusu gelene kadar kavurun. Ama dikkat etmeniz gereken nokta unu yakmayın.
3- Bu esnada sütü ve şekeri ilave edin ve topaklanmaması için sürekli karıştırın.
4- Muhallebi kıvamına gelince ocaktan alın.
5- Muhallebiyi karıştırma kabına alarak 1 paket vanilyayı ilave ederek 10-15 dakika mikserle  çırpın.
6- Kare borcamı ıslatın. Islattığınız borcama muhallebiyi dökün.
7- Diğer tarafta jöleyi paketin üstündeki tarife göre hazırlayın. JÖLENİN ODA ISISINA GELİP YOĞUNLAŞMASINI BEKLEYİN.
8- Bu esnada vişne tanelerinin çekirdeklerini çıkarıp ikiye bölün. Bombeli kısımları yukarı gelecek şekilde  istediğiniz sıklıkla dizin.
9- Oda ısısına gelen muhallebinin üzerine hafif yoğunlaşan jöleyi kaşık kaşık ağır ağır dökün.           10- 5-10 dakika sonra buzdolabına kaldırın.
11- Jöle donunca servis edebilirsiniz ama ben 1 gece bekletmeyi tercih ediyorum.



JÖLELİ MUHALLEBİ, MEYVELİ TATLILAR,




JÖLELİ MUHALLEBİ, LİMONLU MUHALLEBİ




JÖLELİ MUHALLEBİ, MEYVELİ MUHALLEBİ



NOTLARIM


* Vişne jölesiyle de yapabilirsiniz. Çok lezzetli oluyor. Tabi dikkat etmeniz gereken nokta vişne taneleri koymamanız gerektiği :)

* Eğer jöle de muhallebi de buluşmak için istenilen sıcaklığa gelmediyse bir kaşık jöleyi muhallebinin üzerine dökünce çatlamalar meydana geliyor. Bunu görürseniz sakın jöleyi dökmeye devam etmeyin. Biraz daha beklemeniz gerektiğini gösteriyor bu durum.

* Bir gece bekletip yerseniz servis aşamasında daha rahat edersiniz.

* Yukarıda dediğim gibi muz, çilek, kivi gibi aromaları kullanmıyorum ben. Çünkü çok şekerli geliyor. Eğer siz koyacaksanız bu aromaları jöleyi çok bekletmeyin. Çünkü bu jöleler çok çabuk koyulaşıyor ve muhallebinin dökerken sorun oluyor.!!!!!!!!!!!!

* Son olarak ben riske atmamak adına 5 dakika kadar jöleyi buzlukta bekletip muhallebinin üzerine döküyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder