29 Nisan 2014 Salı

SANDAL KÖFTE


KÖFTE, FIRINDA KÖFTE



Bu kadının da işi gücü tatlı demeyin ne olur :)) Ne yapayım bizim evde en çok tatlı yapılıyor. Tatlı yapılınca da haliyle tatlı paylaşıyorum. İlerleyen günlerde yemek yerine sadece tatlıyla besleniyorum dersem şaşırmayın :) Neyse ki arada bir yemek tarifi veriyorum da kendimi rahatlatıyorum :)

Köfte hep hayat kurtarır mı? Evet çoğu zaman. En azından benim için öyle. Bu köfte ise hem hayat kurtarıyor, hem göze hitap ediyor. 

Yapımı son derce kolay. Hem de çarçabuk hazırlanıveriyor. Köfteniz pişerken siz bir taraftan salatanızı yapıp, diğer taraftan da pilavınızı ocağa koydunuz mu iş bitiyor. E daha ne olsun??? Afiyet, bal olsun :))

KÖFTE, FIRINDA KÖFTE

MALZEMELER:
Köfte için;
  • 500 gram kıyma
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 2 -3 çay kaşığı kimyon
  • 1 çay kaşığı nane
  • karabiber, kırmızı pulbiber
  • 2 adet rendelenmiş soğan
  • 2-3 diş sarımsak
  • Tuz


Mantar sote için;

  • 250- 300 gram mantar
  • 1 adet soğan
  • 2-3 diş sarımsak
  • 1 su bardağı küp küp doğranmış kırmızı biber
  • 1 su bardağı küp küp doğranmış yeşil biber
  • 2 çay kaşığı kırmızı toz biber
  • Tuz
Salçalı sos için;
  • 1/2 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 tatlı kaşığı un
  • 1 yemek kaşığı salça
  • Tuz, kırmızıbiber
  • 1,5 su bardağı  sıcak su
KÖFTE, FIRINDA KÖFTE


KÖFTE, FIRINDA KÖFTE

YAPILIŞI:

  1. Tüm köfte malzemelerini karıştırma kabında iyice yoğurun.
  2. Diğer tarafta mantar soteyi hazırlayın. Tencereye yağı alın. Soğan ve sarımsağı ince ince yemeklik doğrayın. Soğanlar altın sarısı renk alana kadar kavurun.
  3. Bu esnada toz kırmızı biberi ilave edin ve bir iki kez karıştırın.
  4. Mantarı minik minik ve küp küp doğrayın.
  5. Toz biberin kokusu çıkar çıkmaz doğradığınız mantar, kırmızıbiber ve yeşil biberi ilave edin, tuzunu atın ve pişirin.
  6. Mantarlar suyunu çekince ocaktan alın.
  7. Hazırladığınız köfteleri yumurta büyüklüğünde parçalara ayırın. Güzelce elinizde önce yuvarlayıp, sonra oval şekil verin. Pişireceğiniz tepsiye koyun ve parmaklarınız yardımıyla çanak olacak şekilde hem ortasını hem kenarlarını inceltin. (Kalın olmamasına özen gösterin.)
  8. Sandal köftelerin içini tepeleme olacak şekilde mantar sote ile doldurun.
  9. Sos tavasına yağı ve salçayı alın,bir kaç dakika kavurup içine unu ilave edin. Yakmamaya dikkat edin. Bir iki kez kaşıkla karıştırıp sıcak suyunu ilave edin. Tuzunu ve biberini atın. Su kaynayınca ocağı kapatıp, sosu köfteleri koyduğunuz tepsiye döküp, 200 derece fırında pişirin. Pişirirken fırın kabının ağzına yağlı kağıt kapatabilirsiniz.
  10. Fırından çıkarıp kaşar rendesi serpip tekrar fırına verin, kaşar erir erimez servis edin.
NOTLARIM :))
* Fırın kabınızı çok büyük tutmayın. Benim burada yaptığım kabım çok genişti. Türkiyede yaptıklarımda sos köfteye daha çok temas ettiği için, daha yumuşak oluyor. Bunun için kare borcam ya da orta  boy borcamı tercih ediyordum ben Türkiye'de :(
* İsterseniz köfteyi önce kızartabilirsiniz ama ben tercih etmiyorum. Elbetteki kızartıp fırına verince daha lezzetli oluyor. 
* Ben yağsız kıyma kullandım. Zaten hep yağsız kullanıyorum her türlü köftede. Eşimden dolayı. Bu nedenle köfteyi yumuşak tutması için köfte harcının içine sıvıyağ da ekledim.
* Fırında pişerken mantarlar epey kararıyor. Ama endişelenmeyin, çünkü üzerini bol kaşar ile kapatacağınız için anlaşılmıyor karardığı :)

26 Nisan 2014 Cumartesi

BÖĞÜRTLENLİ MUHALLEBİ



MUHALLEBİ, MEYVELİ TATLI, MEYVELİ MUHALLEBİ


Hayranım doğanın bize armağanına... Her mevsim rengarenk ikramları var. Sarısı, kırmızısı, moru, pembesi, yeşili... şükretmemek, büyülenmemek imkansız.

Mevsim yaza doğru ilerlerken, benim de buzlukta son parça böğürtlenlerim varken değerlendirmek zamanıdır dedim. Bol bol böğürtlen çıktığında sıklıkla yapıyorum bu muhallebiyi. Kışın ya da diğer mevsimlerde kullanmak amacıyla da bol miktarda böğürtlen alıp, buzluğa kaldırıyorum. lazım oldukça da buzluktan çıkartıp kullanıyorum.

Normalde bu muhallebiyi yaptığımda üzerine bir iki top da vanilyalı ya da kaymaklı dondurma koyup o şekilde servis yapıyorum ama evde ne yazık ki dondurma kalmayınca eldekilerle süsleme yaptım. Aklınızda bulunsun, dondurma ile de çok güzel oluyor. Hatta eşime göre dondurmalı iken tadı iyiymiş, ama dondurmasız şekersizmiş. Bence gayet lezzeti yerinde ama ;))

Bu arada baştan uyarayım eğer ağzınıza çekirdek gelmesinden hoşlanmıyorsanız denemeyin. Benim hoşuma gidiyor ara ara böğürtlenlerin çekirdeğiyle karşılaşmak. Tabi çok iyi blender ile ezmeniz gerektiğini de ilave edeyim.
MEYVELİ MUHALLEBİ, MUHALLEBİ, MEYVELİ SÜTLÜ TATLI

 MALZEMELER:

  • 1 litre süt
  • 2 yemek kaşığı un
  • 3 yemek kaşığı nişasta
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 paket vanilya
  • 2 su bardağı böğürtlen

YAPILIŞI:

  1. Sütü, nişastayı, şekeri tencereye alın ve tel çırpıya karıştırarak muhallebi kıvamına getirin.
  2. Ocaktan alıp böğürtleni ve vanilyayı ilave edin. Blender ile böğürtlenleri ezerek homojen bir karışım elde edin. 
  3. Kaselere paylaştırarak dolaba kaldırın. Dondurma ile servis edin.
NOTLARIM ;))
* Böğürtlenleri blender ile  iyi ezmezseniz çekirdekleri ağzınıza gelir, kıtır kıtır, rahatsız edebilir yerken. Benden söylemesi ;))


24 Nisan 2014 Perşembe

İFTAR MASASI -2

SUSAM ABLA'DA İFTAR 2013
Aile geniş olunca evimizde bir iki kez ancak iftar yapabiliyoruz. Zaten yalnızlıktan hiç hoşlanmıyoruz. Daha önce de bahsetmiştim biz İftar  Yemeklerde asla ayrılmayız. Yani bügün büyük ablamlar gelsin, iki gün sonra annemler gelsin, beş gün sonra abimiz gelsin demeyiz. Kimde isek hep birlikte toplanırız. Genellikle 15-20 kişi oluyoruz bir evde ;) kazanlarla yemekler yapıyoruz. Salondaki büyük masaya sığmayıp ekstra masaları birleştirip kocaaamannn iftar masaları kuruyoruz.

Tabi hal böyle olunca her gün birimizde toplanıyoruz. Malum geniş aileyiz :)) Aslında davet çok ama fotoğraf çekmeyi hatırlayan yok :) bu iftar masasında Susam Abla'daydık ;) Allah'tan bu kez fotoğraf çekmeyi unutmamışız ;)
İFTAR MASASI

İFTAR MASASI
İFTAR MASASI
AYRAN ÇORBASI (YOĞURT ÇORBASI) (buğdaylı)

İFTAR MASASI
SULU KÖFTE  (Tarif için yazının üstünü tıklayın.)

İFTAR MASASI
SU BÖREĞİ
İFTAR MASASI
 ŞEHRİYELİ PİRİNÇ PİLAVI
TAVADA TAVUK KIZARTMASI
SU BÖREĞİ
ZEYTİNYAĞLI YAPRAK SARMASI
YEŞİL SALATA
ÜZÜM VE KARPUZ

İFTAR MASASI
DONDURMALI İRMİK HELVASI

İFTAR MASASI
DONDURMALI İRMİK HELVASI

İFTAR MASASI
SÜTLAÇ  (Tarif için yazının üzerini tıklamanız yeterli :)) )



23 Nisan 2014 Çarşamba

TAVUKLU PATATES SALATASI

ŞÜKÜR KAVUŞTURANA :))

PATATES SALATASI, TAVUK SALATASI



Herkese içten, sıcacık, kocaman, sevgi dolu bir merhaba ;)

Şükür kavuşturana :))

Çok zaman olmuş yazmayalı :((

Özi arayıp bir posta fırça atınca hemen ani bir dönüş yapayım dedim. Tabi bu esnada da Süheyla Ablanın günü varmış acil olarak salata, meze tarifi isteyince; madem öyle hem salata yapayım, hem de arayı kapatayım istedim. Bir taşla iki kuş hesabı :))

Aslında yazacak, anlatacak öyle çok şey birikti ki nereden başlasam nasıl anlatsam bilemiyorum. Türkiye'ye dönmek için yaklaşık dört ay kadar kısa bir süremiz kaldı. Beni de haliyle bir telaş aldı. Malum burada küçük de olsa bir evimiz var ve her şeyin toplanması gerekiyor. Valiz toparlama başladı bile bizim evde. Neyse ki kursum  yarın itibariyle kısa bir ara veriyor :) fırsat bu fırsattır deyip işlerimi halletmeye çalışacağım. Bu işleri hallederken tarif eklemeyi unutmayacağım elbetteki. Yaz, sıcak, tatlı ! evet işte bu üç kelimenin birleşmesiyle soğuk sütlü tatlılar da ilerleyen günlerde arşivde yerini alacak(inşallah). Görüyorsunuz ki her durumda kendime tatlı yapmak için fırsat buluyorum.

Ben başladım mı yazmaya durmak bilmiyorum :) 

Gelelim salatamıza :) Hiç bir zorluğu yok. Ben de bir arkadaşımda yemiştim, tarifi almayı unutunca kendi damak tadıma göre aklımda olanlarla yapıyorum. Fazladan malzeme eklemişliğim de var tabi. ama bu haliyle çok daha güzel oldu. Çay saatlerinizin vazgeçilmezi olacağına inanıyorum ve şiddetle tavsiye ediyorum.

Siz dilediğiniz malzemeyi dilediğiniz oranda arttırıp azaltabilirsiniz. Bir de salatayı tamamladıktan sonra servis tabağına alın. Sosunu servis esnasında dökün. Çünkü patatesler yoğurdu anında çekiyor ve şık bir görüntü oluşmasını engelliyor. Tecrübe edildi :))))
PATATES SALATASI, TAVUK SALATASI



MALZEMELER:


  • 3-4 adet patates
  • 300-400 gram kadar tavuk göğsü
  • 2 adet havuç ( küp küp doğradığımda 1 su bardağı oldu)
  • 1/2 su bardağı haşlanmış bezelye
  • 1/2 su bardağı mısır
  • 1 su bardağı kornişon 
  • 1 su bardağı ceviz
  • 1-2 adet közlenmiş kırmızıbiber ( doğranmış olarak yaklaşık 1 su bardağı)
  • 10 dal dereotu
  • zeytinyağ
  • tuz
Sosu için;
  • 2-2.5 su bardağı yoğurt
  • 2 yemek kaşığı mayonez
  • 1 tatlı kaşığı nane
  • 2-3 diş sarımsak
  • tuz
YAPILIŞI:
  1. Patatesleri dağılmayacak şekilde haşlayıp, küp küp doğrayın.
  2. Tavuk göğsünü küp küp doğrayın ve haşlayın.
  3. Havuçları küp küp doğrayın ve haşlayın.
  4. Kornişonları ve kırmızı biberleri küp küp doğrayın. Cevizi irice dişe gelecek şekilde doğrayın.
  5. Dereotunu incecik kıyın.
  6. Haşlanan tavukları elinizle çok küçük olmayacak şekilde 3-4 parçaya bölün.
  7. Doğradığınız patatesi,tavuğu,havucu, kornişonu, cevizi ve dereotunu karıştırma kabına alın. İçerisine mısır ve bezelyeyi ilave edin. Tuzunu ve yağını ilave edin. Nazikçe karıştırın. Servis tabağına alın.
  8. Diğer tarafta da sosunu hazırlayın. Yoğurdu, mayonezi çırpma kabına alın. İçerisine sarımsağı rendeleyin. Tuzunu ilave edip, karıştırın. servis öncesi salatanın üzerini tamamen sosla kaplayın.
NOTLARIM:
* Salatanın içine koyduklarımın ve doğradığım büyüklüğün anlaşılması açısından salatanın tamamını sos ile kaplamadım. Ama normalde mutlaka sos ile kaplıyorum. 

9 Nisan 2014 Çarşamba

PİRİNÇLİ YEŞİL MERCİMEK SALATASI


YEŞİL MERCİMEK SALATASI, PİRİNÇ SALATASI

Çay saatlerinde renk cümbüşüyle masanızı  süsleyecek bir salata tarifi ;)) tabi riskli bir salata olduğunu da itiraf edeyim. Neden diyeceksiniz??? Çünkü yeşil mercimek herkes tarafından sevilen bir lezzet değil. Hele hazırladığınız masaya bir bey davetli ise işte o zaman bu tarifi yapmadan önce bir kaç kez düşünün derim ben. Mesela benim eşim asla ve kat-a sevmez de yemez de :((

Genellikle huyunu bildiğim misafirlerime yapıyorum bu salatayı. Fırsattan istifade haliyle ben misafirlerimden daha  çok yiyorum :))

Hiç bir zorluğu olmayan, üstüne üstlük harika lezzetiyle çoğunlukla övgü alan bir salata. Ama tabi her ihtimali göz önünde bulundurmalısınız uyarısını da baştan belirteyim. İçine ekstra kornişon, közlenmiş kırmızıbiber,  hatta hatta haşlanıp didilmiş tavuk da koyabilirsiniz ama zaten kalabalık bir salata olduğu için ben pek tercih etmiyorum.

MALZEMELER:

  • 1 su bardağı yeşil mercimek
  • 1/2 su bardağı pirinç
  • 4-5 dal taze soğan
  • Yarım su bardağı doğranmış maydanoz
  • Yarım su bardağı doğranmış dereotu
  • 1 adet havuç
  • Tuz
  • Limon
  • Sumak
  • Nar ekşisi
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • ayrıca salata için zeytinyağ
YAPILIŞI:
  1. Mercimeği tencereye koyun, üzerini geçecek kadar su ile çok pişirin.( dikkat edin çok haşlarsanız dağılır.)
  2. Diğer tarafta pirinçleri üzerini geçecek kadar sıcak su ve 1 tatlı kalığı tuz ile ıslatın. Suyunuz oda ısısına gelince pirinci bol su ile yıkayıp suyunu iyice süzdürün.
  3. Pilav tenceresine 2 kaşık sıvıyağ koyup hafif ısıtın ve pirinci ekleyin. Pirinçlerin ucu beyazlayana kadar kavurun. Daha sonra 1 su bardağından 2-3 parmak eksik sıcak suyu ilave edin. Tuzunu atın. Fokurdayınca altını kısıp kapağı kapatarak pişirin. ( ben tavuk suyu kullanıyorum)
  4. Karıştırma kabına doğradığınız maydanozu, dereotunu alın.
  5. Taze soğanı doğrayın. Karıştırma kabına koyun.
  6. Havucu tıraşlayıp, rendenin iri bölümüyle rendeleyip bunu da karıştırma kabına alın.
  7. Yeşil mercimeği süzdürün iyice soğuduktan sonra karıştırma kabına alın.
  8. Pilavda soğuyunca onu da karıştırma kabına alın. 
  9. Tüm malzemeyi karıştırın.
  10. Servis etmeden 15-20 dakika önce zeytin yağını, tuzunu, limonu ve baharatını atıp servis tabağına alın.

NOTLARIM :))
* Ben bu salatayı her yapışımda pirinci tavuk suyuyla pişiriyorum. İnanılmaz lezzet katıyor.
* Limon ve zeytinyağ ekleme miktarı tamamen size kalmış , sevdiğiniz miktarda ekleyin derim ama minik bir uyarı yapmadan da geçemeyeceğim, pirinç yağı sever :))
* Bir çok tarifte pirinç haşlanarak yapılıyor. Ben hiç tercih etmiyorum.
* Ayrıca bir gün önceden kalan pilavınızı da bu şekilde değerlendirebilirsiniz.
* Yeşil mercimeği haşlarken başından ayrılmamanızı tavsiye ederim. Çünkü bir anda çok pişip dağılabiliyor. Aman dikkat :))

İFTAR MASASI -1



SÜHEYLA ABLADA İFTAR
SEVGİ DOLU MASALAR



Evet yine yayınlamakta geç kaldığım bir davet masası daha :( vakitsizlikten yayınlayamadım ve bu durumdan dolayı çok üzgünüm. Zararın neresinden dönersen kardır ama değil mi ;))

Ramazan ayı çok yoğun geçer, çok keyiflidir, her sene nasıl başlayıp nasıl bayrama eriştiğimizi anlayamam, bu Ramazan'da da tüm aile Ramazan ayına yakışır şekilde geçirdik. Hep birlikte masalara oturduk, oruçlarımızı açtık, çay eşliğinde tatlılarımızı yedik ve tüm bunlar için şükrettik ;) Aile geniş olunca hemen hemen her gün ailelerimizle birlikteydik :) annemlerde evin büyüğü, kayınvalidem de ise evin küçüğü olunca, haliyle kendi evimde de ev sahibi olunca ne yazık ki koşuşturmadan çok fotoğraf çekemedim :( en üzüldüğüm şey ise kendi evimdeki iftar davetlerinin fotoğrafı yok :( telaştan fotoğraf çekmeyi  unutuyorum.

Önümüz Ramazan, eminim ki fikir edinmek istersiniz. Çünkü misafir ağırlamak değil de menü listesi belirlemek benim için çok zordur :( bu masalar size fikir verecektir düşüncesindeyim. Ramazan ayı haricinde de akşam yemeğinde misafir ağırlamak istediğinizde menü oluşturmanıza yardım edeceğini umuyorum.
KARNIYARIK
KARNIYARIK
ETLİ BAMYA
ETLİ BAMYA

PİRİNÇ PİLAVI VE KAVURMA
KAVURMA, PİLAV VE KARNIYARIK



YAPRAK SARMASI, MEVSİM SALATA
YAPRAK SARMASI, MEVSİM SALATASI, KARPUZ, ÜZÜM, HURMA, BAZLAMA  VE KLASİK İFTARİYELİKLER


MEVSİM SALATA
MEVSİM SALATASI

SEMİZOTU SALATASI
YOĞURTLU SEMİZOTU SALATASI

KIBRIS TATLISI
KIBRIS TATLISI
KIBRIS TATLISI
KIBRIS TATLISI












7 Nisan 2014 Pazartesi

FIRINDA LEVREK


ŞÜKÜR KAVUŞTURANA LEVREK KARDEŞ ;)
LEVREK, BALIK, FIRINDA BALIK


Ohhh çok şükür, zor da olsa levrek bulduk. Ama ne levrek ;)) bu kadar aramamıza değdi ;)

 Kış ayı demek balık demek bence ;)) Annem kışları haftada en az iki kez yapardı. Haliyle bana evinde, anneden öyle görünce balıksız olmaz diyenler grubundayım.Tam eşim alıştı derken Amerika'ya gelince işler değişti. Balığı sonradan seven bir eş için öyle her balığı yemesini bekleyemezsiniz. Çupra, levrek ve hamsi dışında balık yemeyince hangi seçeneği sunarsam sunayım kabul etmedi. Balık satılan her yerde çupra ve levrek aradık, bu zamana kadar. En son eşim Çinli bir arkadaşına sormuş ve bizim oturduğumuz yere çok uzakta bir yerde olduğunu söylemiş, hem de canlı canlı ;)) bunu öğrenir öğrenmez eşimle balık almaya gittik ama ne balık. Kocaman! Bir de gerçekten de canlı, akvaryumda yaşıyor. O kadar çok balık var ki insan şaşırıp kalıyor. Balık dışında neye benzediklerini bile anlayamadığım deniz canlıları da buradaki Asya Markette vardı. Ben bakamadım bile :( Neyse biz balığımızı bulmanın sevinciyle son sürat evimize gelip, balığımızı afiyetle yedik :)) 

Aldığımız balığı, fırında pişirdim. Lokum gibi oldu, yanına zeytinyağlı kereviz, kaşarlı mantar, yeşil salata ve fırında patates yapıp afiyetle yedik. Bu bahsettiğim tarifleri de böylece bloga ekleme şansını elde etmiş oldum.

Çocukluğumdan gelen alışkanlık; pazar demek, balık demek ;)) balık demek kış demek. Varken önemsemediğin bu lezzet, gün geliyor şükür sebebi oluyor. Bunu insan ülkesinden çok uzakta anlıyor.

Şimdi siz bana ''ama GüL, bahar geldi ne balığı'' diyeceksiniz ;) ya da ''pazar mı? ama bugün günlerden salı'' da deme ihtimaliniz kuvvetle muhtemel :)) tarifi aslında aylar öncesinden yazıp, fotoğrafı koyup, yayınlamayı unutan birisi olarak çok haklısınız diyorum :( yayınlamayı unutmuşum  :( arşivi düzenlerken fark ettim, geç de kalmış olsam yayınlayayım istedim ;) 

Malzemeler
- Kişi sayısınca levrek
- Limon
- Kuru soğan
- Defne yaprağı
- Tuz
- Karabiber

Yapılışı
1-Levreği güzelce yıkayıp, tuzlayın, biraz karabiber serpin (içine).dilerseniz balığın üst kısmına bıçakla verev verev iki üç çizik atabilirsiniz. ( tuzlama işini hem balığın içine hem de dışına yapıyorum)
2-Soğanları ve limonu halka halka doğrayın.
3-Birer adet defne yaprağı, birer veya ikişer limon halkası ve soğan halkalarını balığın içine  yerleştirin.
4- Balığın üzerine  bıçakla verev olacak şekilde bir iki çizik atın.
5-  Balıkları yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizin.180-200 derecede fırında pişirin.

6 Nisan 2014 Pazar

COCOSTAR



HİNDİSTAN CEVİZLİ TATLI
Ayyyy adı bile ağzımın suyunu akıtmaya yeten çok çok sevdiğim bir çikolatadır. Siz sever misiniz bilmem? Bu bu tarifi ilk gördüğümde olay bitmiştir dedim. İsmini bilmediğim Rusça yazılmış bir yemek blFogunda gördüm. Tabi ki Rusça da bilmediğim için sadece fotoğraflardan tarifi çözmeye çalıştım :(  ve aynı siteyi bu tatlıyı yapmak istediğimde bulamadım ne yazık ki :(( aklımda görsellerden kalanları yaptım ama iyi ki de yapmışım diyorum. Tarif defterimin baş köşesine oturdu bu tarif resmen ;)

Orjinal tarifte olmamasına rağmen, hindistan cevizi baskınlığını kırması için, içine biraz ceviz ekledim. İnanılmaz yakıştı. Siz fındık, badem gibi malzemelerde katabilirsiniz. Ben üç dilim yedim bile çayın yanında, evet evet , baya baya olayın farkında olarak üç tane yedim. Şimdi bu hatun kişi diyet yapabilir mi diye sorarım size ;) :(( ???????

NOT : Tarifi yapmam yarım saatimi aldı. Uzun uzun anlattım ki kafanızda soru işareti kalmasın. Yapılışı çok kolay, anlatımı çok zor ve uzun olan bir tatlı :)
Ben bu tatlıyı yapıp eşimin iş yerine gönderdim. Arkadaşları hazır zannetmişler :)) Hatta ricada bulunup tekrar istemişler :))

HİNDİSTAN CEVİZLİ TATLI
MALZEMELER:

  • 1,5 su bardağı hindistan cevizi
  • 1-1,5 su bardağı dişe gelir irilikte kıyılmış ceviz
  • 3,5 çorba kaşığı toz şeker
  • 25 gram tereyağ ( ya da margarin)
  • 100 ml krema
Üzerini kaplamak için ; 100 gram çikolata
10-12 yemek kaşığı krema
Ayrıca cocostarın alt kısmını da bulamak için; 50 gram çikolata ve 3-4 yemek kaşığı krema

COCOSTAR YAPILIŞI


YAPILIŞI: 
  1. Tereyağını eritin. 
  2. Kremayı ısıtın.(Kaynatmayın, hafif eli ısıracak kadar ısıtın.)
  3. Karıştırma kabına tereyağını, ısıttığınız kremayı ve şekeri alın. Şeker eriyene kadar tel çırpıcı ya da kaşıkla karıştırarak şekerin erimesini sağlayın.
  4. Hindistan cevizi ve kıyılmış cevizi de  karıştırma kabına ilave edip elinizle karıştırarak homojen bir karışım olmasını sağlayın.
  5. Tepsinin üzerine bu karışımı dilediğiniz kalınlıkta düzgünce yayın. (Ben bir parmak kalınlığında olacak şekilde yaydım.) 
  6. Buzdolabına kaldırıp, iki üç saat kadar dinlendirin ya da buzluğa atıp 10-15 dakika kadar kıvam almasını sağlayın.(Ben buzlukta bekletiyorum.)
  7. Kıvam alınca bıçakla dilediğiniz büyüklükte kesin.
  8. Spatula yardımıyla kestiğiniz her bir parçayı çıkarın. Ve yine her bir parçayı elinizle sıkıştırıp, uçlarını hafif ovalleştirin.(Bu arada çatlama kırılma olsa bile sorun değil elinizle sıkıştırarak kırılan çatlayan kısımları düzeltebilirsiniz.)
  9. Kesip şekillendirdikten sonra tekrar dolaba kaldırın. 
  10. Bu esnada benmari* usulüyle 100 gramlık çikolatayı eritin. 10-12 yemek kaşığı kremayı başka bir yerde ısıtın. Erittiğiniz çikolatanın içine hafif hafif kremayı ilave ederek çikolatanın akışkanlık kıvamını ayarlayın.
  11. Dolaptan çıkardığınız hindistan cevizli karışımı tek bir yüzeyi çikolataya bulamadan , diğer yüzeyleri çikolataya bulayın. (tek yüzünü çikolataya bulamayın.  çünkü çikolataya bularsanız  yağlı kağıda cocostarın yapışmasına neden olur.)
  12. Bir tepsiye yağlı kağıt serin.
  13. Çikolataya bulanMAyan kısım yağlı kağıdın üzerinde olacak şekilde tüm  hindistan cevizli karışım bitene katar bu işlemi uygulayın. Dolaba kaldırın.(Ben buzluğa koydun 10 dakika kadar)
  14. Kalan çikolatayı benmari usulü eritin, kremayı ısıtın. Kremayı eriyen çikolatanın üzerine dökerek kıvamını ayarlayın.
  15. Dolaba koyduğunuz cocostarları buladığınız çikolata donunca, dolaptan alıp diğer yüzü de çikolataya bulayın. Bu kez yağlı kağıt üzerine çikolatası donan kısmı koyup dolaba kaldırın.
NOTLARIM:

* BENMARİ USULÜ : Bir tencereye çok fazla olmamak şartıyla su koyun. Tencerenin ağzına uygun ısıya dayanıklı bir kabı, tencerenin ağzına yerleştirin. İçine çikolatayı ufak parçalara bölerek kotun. Ve ara ara karıştırarak çikolatanın bu ısıya dayanıklı kapta erimesini sağlayın. Burada en önemli nokta çikolatanın içine asla su girmemesidir. İkinci en önemli husus da çikolata erir erimez ısıyla ilişkisini kesin. Uzun süre ısıyla temas ettirirseniz  çikolatanızın homojen halinden eser kalmaz. 
* Ben üzerine evde olan beyaz çilolatayı benmari usulü eritip, krema sıkma poşetine koyup en ince uçlu olan aparatıyla gelişi güzel cocostarların üzerine gezdirdim.
* Tarif uzun ve zor gibi gelebilir ama toplamda yarım saatimi aldı. Siz küçük küçük yaparak da çok şık sunumlar elde edebilirsiz.
***** Eğer çikolata düzgün olarak yayılmadıysa endişelenmeyin parmağınızla çikolataya bulaman kısımları düzeltin. Yine de düzgün olmuyorsa çikolataya buladıktan ve çikolatanın biraz donmasını bekledikten sonra (5 dakika kadar) ceviz ya da fındığa da batırabilirirsiniz.

4 Nisan 2014 Cuma

AVOKADO SALATASI


MEKSİKA FASULYELİ AVOKADO SALATASI, MEKSİKA FASULYE SALATASI

Yiyin gari ;) ben öyle yaptım. Yidim yidim, tek başıma bu salatayı bitirdim ;))

Meksikan fast foodu ile Amerika'da tanıştım. Tortillayı alıyorlar sen ne istersen, tortillanın içine koyuyorlar ;) Meksikan fasülyesi, yeşillik, soğan, avokado, pilav, mısır, et, tavuk, maydanoz, kişniş,... Yanına da bol miktarda tortilla cipsi ve sos...

Benim bey, biraz klasik lezzetlerden hoşlanıyor, gerçi ben de öyle ;) tencere kapak misali bulmuşuz birbirimizi ama gelin görün ki bu kez benim seveceğim tuttu bu mutfağın lezzetlerini :)).  İlk kez eşimle birlikte gittiğimizde servis yapan çocuk tüm pilavı eşimin tortillasına koyup, sardı ve eşimin eline verdi ;) eşim şoka girdi. ''Yemem ben bunu, istemem'' dedi ;) ''almışlar, su böreğini ekmeğe dürmüşler gibi, bu neymiş böyle, su böreğini ekmeğe dürseymiş öyle yeseymişiz daha iyiymiş'' ...  Falanlar filanlar...  gidiş o gidiş ;) eşimin ilk, benimse ilk değil ama son gidişim oldu:(

Aslında domatesli meze yapmak için almıştım Avokadoyu. Ama salata yaparken aklıma geldi ve Meksika Mutfağından esinlenerek bu salatayı yaptım. İyiki de yaptım. Eşim ''ıııyyyy salatalık gibi olanlar avokado mu?'' deyip, bir çatal alıp bana bıraktı ;) Tabi böylece salatanın hepsi bana kaldı ;)

Gelelim salata ile ilgili yorumlarıma :)) Gerçekten çok çok lezzetli bir salata. Ben sırf kendim için yapıp afiyetle yiyorum. Tek sıkıntı şu; avokadoyu çok çok yumuşak olarak kullanmayın. Çünkü salatayı karıştırırken doğradığınız avokado eziliyor ve salatanın içinde pek hoş durmuyor. Ben ekstra yağ koymuyorum, avokadonun kendi yağı yeterli geliyor ama tabi tercih sizin :))

MEKSİKA FASULYELİ AVOKADO SALATASI, MEKSİKA FASULYESİ SALATASI

MALZEMELER:

  • 1 adet avokado
  • 1 su bardağı küp küp doğranmış kırmızıbiber
  • 1 su bardağı küp küp doğranmış yeşil biber
  • 1 su bardağı mısır
  • 1 su bardağı meksika fasülyesi
  • 10 dal kadar maydanoz,
  • 1/2 adet kuru soğan (küçük boy)
  • limon
  • tuz
  • Zeytinyağ (ben koymadım)
YAPILIŞI:
  1. Avokadonun kabuklarını soyun, küp küp doğrayın ve karıştırma kabına alın.
  2.  Karıştırma kabının içine doğradığınız biberleri, mısırı ve fasülyeyi ilave edin.
  3. Maydanozu ince ince doğrayın.
  4. Soğanı da küp küp doğrayın.
  5. Karıştırma kabının içine doğradığınız maydanoz ve soğanı da ilave edin. Tuz ve limon suyunu ilave edip, tüm malzemeyi harmanlayıp, servis tabağına alın.



3 Nisan 2014 Perşembe

TAHİNLİ PATLICANLI MEZE



PATLICANLI MEZE
Beni mutfağa koysalar, yapsam yapsam bulaşık yıkamasam, yesem yesem kilo almasam... Ne güzel olurdu. Öyle çık seviyorum ki mutfağı, yemek yapmayı, mutfakta vakit geçirmeyi, evi mis gibi poğaçayla kokutmayı tabi ki de yaptıkları mı yemeyi :))

Tabi hem yeyip hem kilo almamak bir de tüm zamanı mutfakta geçirmek gibi bir lüksüm yok. Ben de fırsatını bulduğunüm en ufak zamanda kendimi mutfağa atıp ne geliyorsa aklıma yapmaya çalışıyorum.

Bugün saatlerce ne yemek yapsam diye düşünürken tarif defterlerimden birini kurcalamaya başladım. Aaaa onu da yapayım bunu da bunu da derken vakit nasıl geçmiş anlamadan 4-5 tarif yaptım, tabi bu benim için inanılmaz büyük bir lüks. Malum Türkiye'ye dönünce iş, güç,... derken bu kadar yoğun mutfağa giremeyeceğim :( daha da üzücü olanı sık sık tarif yükleme şansım olmayacak ne yazık ki. Bu nedenle burada boş kaldığım her dakikayı GÜL KOKULU MUTFAKLARI zenginleştirmeye ayırıyorum.

Dedim ya bugün aklıma hiç yemek gelmedi. Ben de en pratik yemek ızgara yaptım. Mezelerle  ve salata ile de masayı zenginleştirdim :)) Bu tarif bugün yaptığım mezelerden bir tanesi. Tazecik ekmekle inanılmaz güzel gitti ;))

Acuka gibi yoğun kıvamlı değil, eğer öyle düşünürseniz hayal kırıklığı yaşarsınız. Hafif akıcı kıvamıyla bence çok lezzetli bir tarif. Üzerine hafif tereyağ ile pul biber yakıp dökebilirsiniz. Öyle de çok güzel oluyor. Ama ben bu kez sade yaptım. Kalori oranını daha da arttırmamak adına ;)) bir de son bir not ne kadar ceviz o kadar lezzet ;))
PATLICANLI MEZE
MALZEMELER:
  • 3 su bardağı közlenmiş patlıcan ( bostan patlıcanı kullanıyorum ben)
  • 3-4 yemek kaşığı tahin
  • 3 adet közlenmiş kırmızı biber 
  • 1 su bardağı irice kıyılmış ceviz
  • Tuz
  • 2-3 diş sarımsak
  • 1/2 adet limonun suyu
  • üzerini süslemek için ceviz
YAPILIŞI:

  1. Közlenmiş patlıcanları robottan geçirerek inceltin.
  2. Közlenmiş biberi de hafif dişe gelecek şekilde yine robotta çekin.
  3. biberleri ve patlıcanları karıştırma kabına alın, içerisine sarımsakları rendeleyin, tahini koyun, irice kıyılmış cevizi, limon suyunu ve tuzu da ilave edip karıştırın. 
  4. Servis tabağına alıp bol ceviz ile süsleyip servis edin. 
NOTLARIM :))
* Minicik bir not eklemek istedim son dakika :)) Tam postu yayınlamak üzereydim ki aklınıza takılabilir diye bir açıklama yapma ihtiyacı hissettim. Şuan Amerika'da bulunmam sebebiyle kullandığım malzemeler Türkiye'dekilerden çok farklı. Mesela yeşil biber olarak iri iri dolmalık biberler kullanıyorum. Ya da kırmızıbiber denince aklınıza etli ve uzun biber gelmesin. Buradaki kırmızı biber kısa, etli ve tombik. Haliyle adet miktarını verirken bu gibi malzemelerde sıkıntı olacağını düşünüyorum ve bu nedenle doğranılmış haliyle ölçü vermeye çalışıyorum. Pek kısa olmadı ama ne yaparsınız açıklama yapmaya  başlayında durmak bilmiyorum :))


1 Nisan 2014 Salı

GÜL KOKULU MUTFAKLAR 1 YAŞINDA



UPUZUN BİR TEŞEKKÜR YAZISI :)))


Bu satırları yazarken çok heyecanlıyım. Gül Kokulu Mutfaklar ile size merhaba diyeli tam tamına 1 yıl oldu. Oysa dün gibi. Zaman ne çabuk geçiyor. Hala ilk gün ki heyecanım, hala kalbim yerinden çıkacakmış gibi. Bu duyguları yaşatan RABBİME binlerce şükürler olsun.

Ne zaman 1 yaşına geldi, nasıl bu kadar hızlı geçti zaman anlam veremiyorum. Bu bir yıl zarfının 7 ayı Amerika'da geçti. Zaten tüm hikayeyi başlatan Amerika yolculuğu oldu. Amerikada iş güç yok evde oturup duracağım, hobi amaçlı çok sevdiğim tariflerimi güzel bir ortamda paylaşayım istedim. tamamen hobi amaçlı, hiç bir şey bilmeden blog dünyasına dair çıktım yola. Aslında tahmin ettiğim gibi gelişmedi süreç. Amerikada rahat rahat her şeyi yapıp paylaşırım sanıyordum. Ama öyle olmadı. Bir iki tabak iki küçük tencerem olunca mutfağımda ne yazıkki zamanla eksiklerimi tamamlayıp yeni tarifler paylaşmak hiç de kolay olmadı. Zamanla elimden geldiğince eksiklerimi tamamladım ama sunum için istediğim şıklığı hala yakalayabilmiş değilim. İnşallah Türkiye'ye dönünce bu eksikliğimi de tamamlayacağım.

Nasıl başladım, nasıl böyle bir olaya giriştim, nasıl bu kadar cesur oldum bilemiyorum. Bu gün blog açalım sana deseler aynı cesareti gösteremezdim sanırım. Hem çok zor, hem çok zevkli. Çok ciddi mesai isteyen, sürekli araştırma içinde olmanız gereken, sürekli yeni tarifler yapıp, sürekli kilo almanıza sebep olan bir iş :) Ama gelin görün ki tüm bunları, sizden gelen o güzel dönütlerle unutuyorum. İkinci teşekkürüm elbette ki beni bıkmadan usanmadan takip eden, her yaptığınız tarif sonrası bana teşekkür dolu mail yazan, fotoğraf gönderen siz değerli takipçilerime. Artık gönül rahatlığıyla kocaman bir aile olduk diyebiliyorum, ne mutlu bana .
Elbetteki canım eşim, yol arkadaşım, olmadan bu işi başaramazdım. Hiç bilmediği blog dünyasının içine benim için girdi, sayfa düzeninden tutun da fotoğraf çekimlerine kadar her şeyi tek tek kendisi yaptı. Fotoğraflarda kullandığım fonlara kadar hepsinde karar vermem açısından hep karar merciinde yer aldı. Artık profesyonel fotoğrafçı oldu sayılır. Hatta fotoğraf çekimi işini yakında blog açıp
meraklılarıyla paylaşırsa hiç şaşırmayacağım :)) Biliyorum ki bunların hepsi bana olan sevgisinden.
Canım eşim, yol arkadaşım, sen olmasan olmazdı. Bu blog senin eserin. Benden çok emeğin var.Çok ama çok teşekkür ederim ömrümün en kıymetlisi.

Benim mutfağa olan ilgim başladığında ''istediğin her şeyi yapabilirsin, korkma; kötü olsa da biz yeriz'' diyerek beni hep teşvik eden; sofra kurmayı öğreten, o titiz halini bana bulaştıran, bana mutfağı sevdiren, bildiklerini eksiksiz aktaran, evliliğimin ilk yıllarında her on dakikada bir iş yerini aramama tarif sormama rağmen asla ama asla kızmayan, bıkmadan usanmadan hergün blogumu defalarca tıklayıp , her daim desteğini gösteren canım anneme; her yaptığım lezzeti büyük bir iştahla yeyip, ''çok güzel olmuş'' diyen nerede bir tarif kitabı ya da kitapçığı görse alan, hangi gazete tarif veriyorsa benim için bu tarifleri biriktiren, tüm yazdıklarımı okuyan, blogumun bir numaralı takipçisi olan  canım babama, ''Abla'' dediği anda kalbimi durduracak sevgisi olan, blogdaki tariflerimi uygulayan, dobra olan ve benim izimden yürüyen canımın canı Kardeşime kocaman ama kocaman teşekkür ederim.

Hiç bir zaman beni gelinleri gibi görmeyip, kızları gibi gören ve bunu bana hissettettiren, ''senin her şeyin güzel olur'' diyen ve kendisinden yemek konusunda çok şey öğrendiğim, ''sana  her şeyi öğreteceğim, sen de ileride çocuklarının her istediğini yapacaksın'' diyerek bildiklerini anlatan kayınvalideme; yaptığım her şeyi istisnasız beğenen, kurduğum masalardan yaptığım yemeklere kadar tüm ince noktaları gören ve bunu görmekle kalmayıp, dile getiren kayınpederime teşekkür ederim.

O kadar çok şey öğrendim ki onlardan. Hangi biri için nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Yöresel yemekler, şık sunumlar,... Susam Ablam, Süheyla Ablam ve Zeynep Yengem çok ama çok teşekkür ederim; o engin bilgilerinizi benimle paylaştığınız için.


Canım Özim, Özlemim; O bu yolda hep benimleydi. Bloguma ilk tarifi yüklerken telefonun ucunda, bilgisayar başında heyacandan titreyen sesiyle yanımda oldu. Masalar kurdu Gül Kokulu Mutfaklar'da yayınlanması için, tarifler topladı, eksikliklerimi belirledi, her koyduğum tarifi üşenmeyip yaptı ve daha da önemlisi yorumlarını dile getirdi. Blog tanıtımımı yaptı. Yüzlerce kişi onun sayesinde tanıdı beni. Bıkmadan usanmadan beni dinledi, çareler üretti ;) Kocası var birde, Volkan. Benim için üşenmeyip mutfağa girdi, güveç pişirdi ;) Gül Kokulu Mutfaklar'a logo hazırladı. Hiç bilmediği logo dünyasına girip, saatlerce bilgisayar başında oturdu,üstüne üstlük Diyarbakır'dan Amerika'ya kadar hazırladığı logoyla kahkaha fırtınası estirdi. Tüm dalga geçmelerimize  rağmen bize küsmeyip,desteğine devam etti :)) tarifleri dobra dobra eleştirdi, destek verdi. Pes etmek üzere olduğum anlar da oldu bu bir yıl içinde :(  ama hemen mesajlar attılar, telefonla aradılar, beni silkeleyip kendime getirdi bu kardeşten öte iki güzel insan. Sizsiz bu işi başaramazdım. Çok teşekkür ederim, benim yanımda olduğunuz için. 

Dilek, Sevgi ve Nilüfer Ablalarım var benim. Masa fotoğraflarını, hoşuna giden tarifleri gönderen, bunu böyle yap, şunu şöyle yap diyen Daltonlar; bulduğu, denediği tarifleri en ince ayrıntısına kadar veren ablalarım onlar benim. Üçü de birbirinden farklı ilgi alanlarına sahip aslında ama ben hepsinden ayrı ayrı bilgileri alarak kendimde birleştirip, sizlerle paylaşma şansı elde ettim. Desteğinizi küçük kardeşinizden esirgemediğiniz için çok teşekkür ederim.

Amerika'ya ilk geldiğimde sudan çıkmış balığa dönmüştüm. O dönemde evini, mutfağını sonuna kadar açan, onca işinin arasında neyi nerede bulacağımı yerlerine götürerek gösteren, ''ne istiyorsan yapabilirsin'' diyen dünya iyisi Ümit Ablam'a yürekten teşekkür ederim.


VEEEEEEEE Beyti :)) Amerika'da blogumun bannerini yapıp bizi mutlu eden arkadaşımız. Desteğin, emeğin için çok teşekkür ederim.

Uzun lafın kısası bu bir ekip işi :) hep birlikte büyüdük, büyüdük kocaman ama kocaman bir aile olduk. Ve ben şunu bir kez daha gördüm ki HAYAT PAYLAŞINCA GÜZEL ;) PAYLAŞILAN GÜZELLİKLER YAYILDIKÇA ANLAMLI. Gül Kokulu Mutfaklarda daha nice güzel tarifler, anlar, anılar paylaşmak dileyiğiyle... 
                                                                                                                                                           GüL