10 Ekim 2014 Cuma

PERİŞAN KURABİYE

PERİŞAN KURABİYE VE MERHABA :))
DAĞINIK KURABİYE, DAĞ KURABİYE, KURABİYE
Döndüm!!!!! Türkiye'deyim. Yorgunum, çok çok yorgunum... 

Bir ayı geçti biz Türkiye'ye döneli. Sosyal ortamdan takip eden dostlar biliyorlar çok sevdiğim babaannemi kaybettim. Cenazesine yetişemedim. Son kez evlatlık görevimi yapamadım. Acımı tek başıma gurbet elde yaşadım. Şoku hala atlatabilmiş değilim. Sanki evde, odasında beni bekliyor... odasının önünden geçerken içerideymiş gibi geliyor. Kafamı uzatıyorum ve o yok. Boğazım düğüm düğüm. Yüreğim paramparça. Zaman en iyi ilaç biliyorum. Zaman en iyi ilaç.

Türkiye'ye döndüğümüzde bizi bekleyen şey sadece babaannemin kaybı mıydı????? Hayır!!!!! Kayınpederim biz dönmeden bir hafta önce kalp krizi geçirdi. Ne yazık ki yaşı ileri olduğu için ameliyat edilme şansı da olmadı. Biz döndük. Hastaneden çıkarttık. Üç gün sonra ikinci kalp krizini de geçirdi. Şükür şimdi evde. Ama şikayetleri devam ediyor. Kayınvalidemin hastalığı çok hızlı ilerledi. Tüm bu kaosun içinde ben bir ayın sonunda evime hala tam olarak yerleşemedim. Allah sağlık versin. Yeni yeni mutfağımı aktif hale getiriyorum. Sadece kahvaltılık malzemelerim var dolapta, işe giderken onlarla kahvaltı ediyoruz. Sonrası kayınvalidemdeyiz. Hal böyle olunca ne yazık ki çok tarif de yapamıyorum, yapsam da GÜL KOKULU MUTFAKLAR'A yazacak vakit olmuyor. Çoğunlukla eve gece yarısı geliyoruz. O saatten sonra da kafamı yastığa koyar koymaz uykuya dalıyorum. Bloga tarif koyacak, fotoğraf ekleyecek takatim kalmıyor.

İnşallah Rabbim sağlık verirse yine fırsat buldukça tarifler ekleyeceğim. 

Açılışı ruh halime uyuyor diye PERİŞAN KURABİYE ile yapmayım dedim :)) Şaka bir yana eşim ve kayınpederimin en sevdiği kurabiyelerden biridir. Ben çok düşkün değilim bu kurabiyeye. Onlar kıtır kıtır lezzetleri çok seviyorlar, ben ise daha yumuşak, ağızda dağılan kurabiyeleri severim. Yıllar yıllar öncesinden çok modaydı bu kurabiye. Bayrama ne yapsam diye düşünürken defterimde gözüme ilişti ben de ''hadi yapayım'' dedim :)) Bayram için kurabiyeyi öğlen gibi yaptım, bir kaç saat içinde bitmişti. Mutlu olma sebebim işte bu. Yaptığım lezzetlerin anında bitiyor olması :))

Tarifi paylaşayım, belki siz de kuruyemişli kıtır, kıyır lezzetlerden hoşlanıyorsunuzdur. Ne olur ne olmaz arşivimizde yer alsın değil mi ama :))

Kocaman bir merhaba diyor ve inşallah sağlıklı günlerde yeni tariflerele buluşmayı ümit ediyorum :))
DAĞINIK KURABİYE, DAĞ KURABİYE
MALZEMELER:
  • 250 gram tereyağ (oda ısısında yumuşamış)
  • 1,5 su bardağı pudra şekeri
  • 2 adet yumurta
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
  • Aldığı kadar un
  • 1/2 su bardağı çekirdeksiz kuru üzüm
  • 1 su bardağı iri dövülmüş ceviz
  • 1 su bardağı iri dövülmüş fındık
  • 1 su bardağı iri dövülmüş yer fıstığı
YAPILIŞI:
  1. Geniş bir kabın içine margarini, pudra şekerini, yumurtayı, kabartma tozu ve vanilyayı ilave edip homojen bir karışım elde edinceye kadar yoğurun.
  2. İçine unu kontrollü şekilde ilave edin. Hamur toparlanır toparlanmaz un ilavesini kesin.
  3. İçine üzümü, irice dövülmüş ceviz, fındık ve yer fıstığını ilave edin. Yoğurun. Homojen bir karışım elde edin ve elinizle gelişi güzel hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alın ve hiç düzeltmeden yağlı kağıt serilmiş tepsiye kopardığınız parçaları aralıklı olarak dizin.
  4. 180 derecede kızarana kadar pişirin.
NOTLARIM :))
* Un miktarı olarak biliyorsunuz ki ''aldığı kadar un'' terimini kullanmayı sevmiyorum. Ama gelin görün ki un miktarını ölçmeyi unutunca mecburen bu terimi kullandım :(( En kısa zamanda tekrar yapıp ölçerek un miktarını vereceğim inşallah.
* Yukarıdaki kuruyemiş miktarına bağlı kalmak zorunda değilsiniz. Dilediğiniz kuruyemişi dilediğiniz miktarda koyabilirsiniz. Bizimkiler üzümü sevmedikleri için ben yarım su bardağı koydum ama siz seviyorsanız arttırabilir ya da sevmiyorsanız hiç koymaya da bilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder